giovedì 9 luglio 2009

Elektrik Ağı Yeni Bir Çeşit İnternet’e Dönüşebilir Mi?


Gelecekte elektrik ağına bağlı herkes bu ağa ve bu ağdan internet paketleri yükleyebilecek ve indirebilecek. En azından, bu elektrik ağının geçirebileceği dönüşümlerden biri olabilir.

Hollandalı araştırmacı Jos Meeuwsen (Eindhoven Teknik Üniversitesi) 2050 yılı için Hollanda’nın elektrik stoğu için üç senaryo geliştirdi. Bunun başlangıc noktası, bu yıl (2007) tüketimin yüzde ellisinin sürdürülebilir kaynaklardan geleceği tahminidir.

Meeuwsen, stoğun güvenliğindene ve Avrupa pazarıyla olan bağlantıdan dolayı elektrik ağlarının her zaman gerekli olacağını söylemektedir. Ayrıca, elektriğe olan giderek artan talepten dolayı senaryo geliştirirken tüm enerji seçeneklerini (kömür ve nükleer enerji de dahil olmak üzere) göz önünde bulundurmanın önemini belirtmektedir.

Gelecekteki ağların gerçek biçimleri öncelikle seçilen enerji karışımına bağlı olacaktır. Tüm durumlarda mühendisler ağ ve system entegrasyonu alanlarında ve yeni teknolojinin geliştirilsi ve uygulanmasında yeni ve ehemmiyetli zorluklarla karşı karşıya gelmektedir. Dahası, tüm senaryolarda toplam ağ kapasitesinin arttırılması gerekmektedir. Küçük ölçekli ağlar şu anki büyük ölçekli ağların özelliklerini bağdaşacaklardır; “iki yönlü trafik” olasılığı ve sabit bir sistemi sürdürme sorumluluğu gibi.

Talep stoğu izlemekte

Özellikle toplam elektrik stoğu sisteminin dengede tutacak yolların sayısının gelecekte daha fazla elektrik sürdürülebilir kaynaklardan oluşturulacağından dolayı arttırılması gerekecektir.

Bu şu anki “stoğu kalıcı olarak taleple bağdaştırma” durumunu “talebi devamlı olarak stokl bağdaştırma” durumuna bir geçiş anlamına bile gelebilir. Meeuwsen, enerji teknolojisinin, bilişim ve iletişim teknolojilerinin ve internetle birçok ortak noktası olan bir elektrik sistemiyle sonuçlabilecek güç elektroniklerinin adım adım entegrasyonunu öngörmektedir. Bu sayede sisteme bağlı herkes, bazı sınırlar içinde, istedikleri zaman “elektrik enerjisi” paketlerini yükleyip indirebilir.

Buradaki çok önemli bir şart ise merkezileştirilmiş ve/veya merkezi olmayan büyük miktarlardaki elektrik stoklarının teknik uygulanabilirliğidir.

Üç senaryo

Meeuwsen’in elektrik ağının geleceğiyle ilgili üç farklı senaryosu esas olarak elektrik üretim tesislerinin boyutları bakımından değişiklik göstermektedir. “Süper ağlar” senaryosu büyük ölçekli üretim yerlerini, yüksek voltajlarla ulaşımı, (biokütle biçiminde) büyük bir sürdürülebilir enerji dışalımını ve dış rüzgar santrallerinden enerjiyi içermektedir. “Hibrid ağlar” senaryosu da dış rüzgar santrallerinden ve büyük biokütle istasyonlarından gelen yüksek voltajlı büyük tesisleri içermektedir.

Ek olarak, küçük ölçekli üretim (rüzgar, biokütle ve güneş enerjisi)şehirlerde ve çevrelerinde ve köylerde yer alır. Son olarak, “yerel” senaryoda yerel jeneratörlerin sayısı (mikro-birleşik üretim ünitelei, güneş enerjisi panelleri, mahalle seviyesinde küçük-ölçekli biokütle tesisleri ve toprakbazlı rüzgar türbinleri biçimlerinde) en fazladır; ancak büyük endüstriyel süreçler ve az tüketiciler büyük-ölçekli üretim kaynaklarından gelen elektriği kullanırlar.

Doktora sonrası araştırması “Geleceğin elektrik ağları: Sürdürülebilir enerji sistemle için çeşitli yollar”, NOW/Senter/Nove Simulasyon Programı Enerji Araştırması tarafından finanse edilen “Geçiş ve geçiş yolları: sürdürülebilir enerji sistemi yolu” programının bir parçasıdır. Program sürdürülebilir enerji stoğuna yönelik geçiş için doğa bilimleri ve insane bilimlerindeki bilgiyi geliştirmeyi amaçlamaktadır.

Kaynak: ScienceDaily